Yol Bulmak


Şeref Kemal Ak
İbo.. Liseden canım arkadaşım. Azmetti, çabaladı çok sevdiği çok istediği beden eğitimi öğretmenliğini kazandı. 

Hoş kredili sistemin ilk kurbanları arasında en çok beden eğitimi kazanan oldu. Nedeni şu ders aralarında o kadar çok boşluk oluyordu ki tüm spor branşlarını can sıkıntısından da olsa okul bahçesinde dolu dolu yaşayan bir kuşaktık. Geçelim..

İbo uzun yıllar sonra memleketimize çıkageldi. Kavuştuk, sohbet muhabbet derken saatine baktı.
‘Nereye’ dedim.. “Oryantiring kursu var, öğrencilerim bekler” dedi. Meraklıyım ya sordum anlattı. 
“Oryantiring, harita yardımı ile yön bulmayı içeren, zamana karşı yapılan bir spor. Farklı arazi koşullarında yapılabilse de, genellikle ormanlık arazide yapılması tercih edilmektedir Kontrol noktalarını en hızlı şekilde bulmaya çalışılan bu spor son dönemde popülerliğini arttırmak adına şehir merkezlerinde hatta alışveriş merkezlerinde bile oynanır hale geldi” minvalinde izah etti sağ olsun. Bu sohbeti edelide epey oldu ama fırsat bu fırsat; tüm sporlar gibi bu sporun çocuklar için ne denli yararlı olabileceğini hatırlatmak isterim.

Çünkü.. bahçelerde ağaç üstünden inmeyip daldan dala atlayan, komşu duvarları üzerinde denge yürüyüşü yapan çocukluklarımız var; alt yapımızı jimnastikten alamadık.

Çünkü.. ‘İkisu’ plajında(!) çimmeyi öğrenip, İskiliç’te, Cetvel’de ustalaşan çocukluklarımız var; yüzme kursuna ‘sonradan görme’yiz.

Çünkü.. savaş oyunlarımız için kargılar kesilir okaliptüs ağacından tüftüfler dil altında saklanır karşı takımı kızartmaya çalışırdık.. okaliptüsün mevsimi değilse dardağan savaşları gırla giderdi; papçi vs yoktu..

Lokasyon kaygısı çeken bir jenerasyon da değildik.. çimmeye gidiyorsak köşede dantel ören Aysel Teyze’den başlayarak konum atmaya başlardık. “Aman Aysel Teyze ben falanca yere gidiyorum, arkadaşlara söyleyiver” dedik mi hem suyumuzu içerdik hem açsak ekmek arası ne varsa ikram ederdi ve sokaktan kim geçerse nerede olduğumuzu bilirdi. “Falancalar maç etmeye tren yolunun oraya gittiler” “Falancalar İkisu’ya çimmeye gittiler” “Filancalar kuş avlıyor” vs vs.. 
Bir tek Aysel Teyze’ye değil tabi, Kahveci Resul, Bakkal Duran, Bakkal Niyazi, Meraklı Yasemin, her biri durum bildirimi yaptığımız mekan sahipleri, çocukluğumuzun navigatörleri, yön göstericileri idi.

Ve fakat şimdi o doğal, içten, bizi sahiplenen sıcacık yol göstericiler yok. Belki bu sebepten betonların arasında çocuklarımız için tedirgin oluyoruz ve eksiklikleri gidersinler, açık kapatsınlar diye yüzme kursuna, jimnastiğe, oryantiringe gönderiyoruz. Tabi gidecekler tabii ki gitsinler. 
Bizim devrimiz başka idi çocuklarımızın hayat standartları farklı. Onlarda eminim güzel güzel anılar biriktiriyorlardır ve onlarda yazacaklar. Onlardan öğreneceğimiz bir dolu şey var. 

Bizden önceki nesiller yazmış keyifle okuduk, ara ara biz de yazmaya gayret göstereceğiz dahası yeni nesillerin de hatıralarını yazması, nakletmesi çok önemli. Şehrin gelişimi, sosyolojik değişimlerin izlenmesi, ortak değerlerin ortaya çıkmasına kıymeti hesaplanmaz katkı sunacaktır. Yazma eyleminin, kişinin neslini zeka yönünden olumlu etkilemesi de cabası. Hem nostalji kavramının sıcacık bir duruşu da var.

Ha ‘yolunu yönünü kaybetmişlerin; rehberliğe, yol göstericiliğe, kanaat önderliğine soyunmasına ne diyeceksin’ derseniz. Bunun bir kursla falan telafisi var mı İbrahim Hoca’ya soralım bakalım ne diyecek?

Bakalım bize, küçük yaşta yönünü bulamayanların makam sahibi olunca çok hızlı ‘yol buluculuğuna’ dair bir şey diyecek mi?
Bunlar küçükken gazoz ağacı mı arıyorlardı da bulamayınca mı travma oluştu?

Yazarın Diğer Makaleleri

Yazarın Tüm Yazıları »

Tarsus'tan Gelişmeler Burada

Tel: 0 3246133499
E-Posta: cemaldolasmaz@hotmail.com
Adres: P.K: 75 TARSUS

Copyright © tarsusmerhabagazetesi.com | Sitemizdeki tüm içeriklerin aktif link olmaksızın alınması yasaktır.

.